7 Ağustos 2008 Perşembe

Ara Beni Öptüm Seni

İnternette okuduğum bir yazı az önce irkilmemi sağladı. Hanımefendi evde oturan ev kadınlarının telefonlarının bile kendi telefonundan daha fazla arandığını söylüyordu. İşin garibi ben de bunu uzun zamandır düşünüyorum. Konunun ev kadınlarıyla alakası yok, benim de arayanım pek yokmuş aslında da ben farkında değilmişim. Yakın bir arkadaşımın verdiği tavsiye üzerine benim tarafımdan gerçekleştirilen telefon görüşmelerine kısıtlama getirdim. Eskisi kadar arayıp sormuyorum kimseleri. Bu duruma kızanlar olduğu kadar eminim farkında bile olmayanların sayısı azımsanmayacak çoğunlukta olmalı. İşin garibi bir gün tesadüfen karşılaştığımızda ‘’Nerdesin sen hayırsız!’’ lafını da kolaylıkla kıçıma damga olarak vurmaktan çekinmeyecek kişiler bunlar. Bu durumda ne yapılmalı ya da benim genel tavrım nedir?

1- Normal salaklığımla bu lafa verilecek en kibar cevap ‘’İş güç valla, koşturmaktan kimseyi arayamaz oldum’’ demek olur ki bu yalan, hoşuma da gitmiştir yokluğumun fark edilmesi ama eğer çok da samimi değilsek ‘’ulan adam ol da sen ara’’ diyememişimdir.
2- Az önce bahsettiğim samimi olmak koşulunu sağlıyorsa bu kişiye vereceğim cevap dediğim gibi ‘’ulan adam ol da sen ara’’ demek olur ama bunun da bir koşulu var tabi; yaş unsuru. Karşımdaki kişi samimi olmama rağmen yaş itibariyle az da olsa saygılı olmamı gerektiriyorsa ‘’kendimi ağırdan satıyorum artık, özleyin diye yaptım’’ derim ki karşı tarafa da beni boklaması için fırsat vermiş olayım. Böylece durum eşitlenip ettiğim laf karşısında karşı taraf ezilip bozulmasın.
3- Aslında karşı taraf yaptığında çok sinirime dokunan ama arada sırada yapmaktan çekinmediğim bir yöntem var sırada; ‘’Kontörüm yok valla, açlıktan kıçımı yalıyorum bu aralar’’. Bu yöntem çok ucuzdur, kendim de nefret ederim ama yapış amacım zaten misillemedir. Ne demişler ‘’düşmanını kendi silahıyla vuracaksın’’. Tabi böyle durumlarda benim verdiğim tepkiler gibi ‘’ulan eşek herif biz paramı basıyoruz da seni sürekli arıyoruz’’ gibi bir sözle de karşılaşılabilir. Kaldı ki bana kalsa haklıdır. Herkese yetiştirdiğin kontörler sıra bana geldiğinde mi bitiyordur, sevgilinle günde 10 defa konuşacağına 2 dakikanızı da karşı tarafa ayırmak terbiye ölçülerinizin nasıl biçildiğiyle alakalıdır.
4- Bir de artık çok da umurunuz da olmayan kişilere verdiğiniz cevaplar vardır, hadi hiç umurunuzda demeyelim de ‘’çok ayıp etti, siktirsin gitsin bundan sonra’’dedikleriniz için…’’-nerdesin sen hayırsız’’, ‘’-ben de seni seviyorum romeo’’ sözü verdiğim belki en anlamsız ama içimdekileri anlatmamın zaten bir yararı olmadığını düşündüğüm zamanlarda verdiğim cevaplardan bir tanesi daha. Hayır, zaten yemişsin ne bok yediysen, bir de benden seni aramamı bekliyorsun. Hangi yarrak türünü canın çekti ben de anlayamadım bir türlü. Çünkü senin de ‘’ne yarrak yediğin belli değil’’ dir.

Göründüğü üzere bu gibi durumlarda pek de kibar bir insan olmadığım aşikardır. Netice itibariyle birini aramamanın çeşitli sebepleri kişinin kendi içinde mevcuttur. Ancak bunları doğru ifade edebilme kabiliyeti az da olsa karşı tarafla da biçimlenmektedir. Yazdığım yazıları genelde tanıdığım, çevremden insanların okuduğunu farz edersek sakın yanlış anlaşılmasın bu bir serzeniş falan da değildir. Aklıma gelmiş, yazmış bulunmaktayımdır. Yani bütün yazdığım yazılarım gibi bir ‘’mesaj kaygısı’’(‘’yerler mesajını’’ dediğinizi duyar gibiyim.) gütmüyorum canlarım benim merak etmeyin. Benim kitlem siz olmanıza rağmen aslında siz de değilsiniz. Benim kitlem zaten yazdığım şeylerden bihaber olanlar. Haaaa ‘’hedef market’’ bunlardan haberdar olur mu, hiç sanmam. Konunun bir nevi onlar olmasına rağmen canımın istediği şey aslında onların konu dahillerime hiç girmemelerini istemek, işin gerçeğine bakarsak.
Yazının gidişatına bakıldığında ‘’ulan yoksa yalnızlık mı çekiyorsun, bir arayım bari’’ denilebilir. Ne duruyorsunuz arayınız o zaman. Ancak konu yalnızlığım da değildir. Kabul ediyorum ben de o yazıdaki kişi gibi ‘’evet, benim telefonum anneminkinden bile az çalışıyor bu ara’’.Ancak bu halimden üzgün ve yaralı değilimdir. Ben yalnızlığımın da elinden öpüp başıma koyacak kadar sever ve sayarım kendilerini. Biraz götü büyüklük olacak belki ama şu sözü söylemekten de hiç çekinmiyorum; ben zaten yalnızlığımla büyüdüm, o nedenle beni hor görmeyiniz eğer sizi kırarsam, bu laflarım siz de bunu tadın diyedir.

Hiç yorum yok: