Üç gündür sırtıma yapışan vıcık vıcık terden sonra bu gece rüzgar ensemi yaladı, öptü, kaçtı...
Çayımdan şekeri, yemeğimden tuzu eksiltmek bana çok da şey kaybettirmedi; hala hayattayım.
Göbekten terlemek ne demek ben biliyorum; evet şişmanladım...
Ellerimde akşam yaptığım taze fasulyenin kokusu var; git yıka demeyin, sapıtık fetişlerim var, küçükken de eve gelenlerin çoraplarını koklardım.
Ne ettim ne buldum diye kendime hala sormaktayım, bırak yav diyemiyorum, hala aklıma geliyor.
Hakaret etmek sıradan, iltifatlar zor gelir oldu; bencilleşiyormuyum neyim?
Allah'a uzaklaşıyorum git gide, çok mu isyankar roller biçiyorum kendime, acaba Dünya'da hayat var mı?
Yazarken bir bütün içinde olmam gerektiğini de nerden çıkardınız? Aklıma gelen ilk cümleleri yazarsam kodese girmem ya!
Ağlamak için niye sebep arıyorsunuz ki? Oturun camın önüne ağlayın, hayat çok zor palavralarını ben yemem, ağlaksın işte...
Takıntılarım var, takıldım kaldım aynı şeylere, ilerlemek istiyorum, her gün önüme çıkanlar da olmasa burdan İsveç'e yol olurdu.
Lambayı açıp kapayanlardandım, elime birşey geçmedi. Bu sefer zilleri çıkarıp oynayacağım, bakalım benden başka koyunlarda var mı?
Altıma kaçırdığım günleri hatırlamıyorum, o günler bana o kadar uzak ki, tüm çocukluğumu tekrar yaşamak istiyorum, belki en başa dönerim, bu sefer sizinkini değil olması gerekeni yaşarım.
Razı olduğum şeyi ben de bilmiorum, cevabım hep hayır bana kalsa ama biliyorum günü geldiğinde ağzım lal olacak, konuşmadan kapanacak mevzularım, ne yazık...
Var olana saygım yok artık, hepsinin içi kof... Kandırmayalım birbirimizi....Biz bizi biliriz...
Ağzıma geleni söylüyorum kendi kendime kaldığım zaman ya, karşında susuyorum aslında... Sen de bilmiyorsun, oh canıma değsin.
Resimlere bakmayı bir ben seviyorum artık, siz hatırlarsınız, ben unutuyorum. Napalım bana uzak kalanları öyle anıyorum.
Kol saati takmıyorum ergen olduğumdan beri, yakışmıyor sizin giydikleriniz benim üstüme, küskün değilim kendime ama sizin gibi olabilmeyi istemiyor da değilim.
Aldığım her eşyanın ömrü 3 ay, yıllardır sakladığım hiçbirşeyim kalmadı. Neler almıştım oysa sizden hatıra... Kaldımı yok hepsi kayıp...
Duyacaklarından korkmak nedir? Bilmeyenlere duyurulur, bana değil gidin benden duyduklarından korkanlara sorun, onlar size söyler...
Islık çalmayı öğrenmiş, köfte dudaklarını uzatıp ''pisss'' diye ses çıkarıyor. O anı fotolayamadım ya ona yanarım, bir daha da yapmadı, şımarık.
Nelere gülerdim eskiden, oturup çekyatın üstüne ''Sıdıka'' tı okurduk beraber, karnımıza ağrılar girerdi be ablacım, tekrar gülelim nolur, çok özledim.
Limon yerdim şekerleyip yazın sıcağında üç beş tane, sonra gözüm kararır, pat yere düşerdim, hasta olmayı seviyorum.
Ağlarken çok çirkin oluyorum, bir sana yakışıyor en sevdiğim...Bir de Pazar günü gördüğüm ufaklığa...
Rahatlarsın dedim, rahat battı mı, nedir olan?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder